Ufuk - Serçe Dergisi şiiri
Bekleyiş
Bekliyor.
Gözleri dalmış.
Düşünüyor.
Bana koşarken nasıl gülümseyecek?
Nasıl sarılsam ona?
İlk söyleyeceği kelime ne olacak?
Nasıl göstersem heyecanımı?..
Ufuk.
Milyonlarca yıldır aynı yerde
Ama hiçbir zaman aynı görünmüyor.
Çocuk kılığında yaşlı mı,
Yoksa yaşlı kılığında bir çocuk muydu?
Ufuk.
Ufka baktı.
Onun için umuttu ufuk.
Sevdiğinin gelişinin habercisi,
Tüm gün boyunca onu bırakmayacak
arkadaşı.
Ne kadar da güzeldi!
Güneş, sarı-turuncu doğuyor.
Affetmek, iyileşmek, huzur...
Umut, azim, kavuşmak...
O ufuk çizgisinden her an
Gelebilirdi sevdiğini taşıyan.
Ufuk tehlikenin de habercisi,
Kara bulutlar geliyor ufuktan.
Dalgalar sarsılıyor,
İçine bir kurt düştü.
Ya büyük dalgalar yediyse gemiyi,
Ya sevdiği tehlikedeyse?
“Yapma bana bunu ufuk
Güneşinle gül yüzüme”.
Güneş batıyor, turuncu
Gökyüzü
Bir ressamın tablosu.
Her an gelebilirdi düşünmeye doyamadığı,
Kalbi su kaçağını sayan su sayacı
Tık tık tık tık tık...
Aynada kendine baktı, saçlarını düzeltti
Bekleyiş artık sona erdi.
Ufuk sinsiydi
Bekleyiş, ayrılık, hayal kırıklığı, yanılsamalar...
Kavuşamayan aileler,
Yeni bilgisayarını bekleyen çocuk,
Dünyanın düz olduğunu savlayanlar,
Yuvarlaklığını kanıtlayanlar...
Elinde,
oyuncaktı ufkun.
Ufuk bir çocuktu galiba
Fakat nasıl bu kadar ulaşılmaz, göz kamaştırıcı
Ve milyonlarca yıllık döngüsüne,
Sadık kalacak kadar sabırlı?
Bekledi.
Kimse çıkmadı ufuktan.
Yön değiştiren gemi;
Hayal kırıklığı...
Ufka doğru giden gemi;
Taze bir ayrılık...
Belki ufuktan yenisi gelir;
Stresli bekleyiş, bilinmezlik...
Güneş ışığı azalıyor artık
Huzur gitti
Hepsi ufuk yüzündendi.
Ufuk sinsi miydi,
Yoksa denetimsiz mi?
Doğanın yasalarına bağımlı,
koşulsuz...
Ufuk ona bakıyor hala
Yeni bir güne hazırlanacak.
O ise;
Düşmüş omuzları ve sulu gözleriyle
Ufuk çizgisine bakacak...
Yorumlar
Yorum Gönder